YAZILARI KİTAPLARI SÖYLEŞİLERİ
 

English
HAKKINDA İZLEDİKLERİ İLETİŞİM  
   
   
 

Uğultular

İletişim
9789750522093

 Yaşadığım büyük utancı bedenimden akıtacak daha keskin bir acı arıyordum. iğnenin battığı yerden sızıyordu ılık kan. Parmağımdan süzülen kan benim kanım& Yaşadığım korkular benim korkularım. Yaşadığım hayat benim hayatım değildi ama. Sabredersem ateş, kadınlığın ateşi döner miydi bana? 

 
 
Bir rüyadan arta kalanlar, derinlerden, ta çocukluktan çınlayan hatıralar. Garip, güzel, korkunç... İstanbul'dan Antakya'ya uzanan, ormanda biten bir yolculuk. Neyi konuşsa hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını bilen erkekler. 
 
Gönül Kıvılcım; Kader'in, Dolunay'ın, Melek'in ve ormandaki diğerlerinin hikâyesini anlatıyor... Tarihi olmayan zamanın, kadınların... 
 
Uğultular, hepsi görünen ve hiçbiri anlatılmayan küçük ve büyük sırların romanı. Neden peşinden gideriz geçmişimizin? Ejderha uyanır diye korkar mıyız? 
 

 

   
 

JİLET SİNAN

roman - 168 sayfa, Ayrıntı, Mayıs 2013
9789755397467

Deli Yunus, Kunt, Kinova, Jilet, Cingöz, Fırlama ve diğerleri... Sokaktakiler yani, fark ettiğimizde kaldırım değiştirdiğimiz, yüzleri kansızlıktan karaya çalmış tinerciler, sefil ve perişan yaşayanlar... kısacası, en diptekiler...

Usta yazar Gönül Kıvılcım, Jilet Sinan'da işte bu kimliksiz, evsiz ve sevgisiz yaşayan, daha doğrusu yaşamaya çalışan çocukların yırtıcı dünyasına, geceye, gecenin en karanlık, en soğuk ve en acımasız atmosferine davet ediyor okurunu: "Yemin ettik. Eğer dünya dönüyorsa biz de tersine çevirecektik. Belalıydık bundan böyle. Mademki belalılar topluyordu parsayı, defterini dürecektik topunun. Av köpekleriydik. Geceleri köşelerde mazın adam bekledik. Cüzdanı vermedi mi acımadık, apandisini aldık. Yakalanınca polis dövemeden, jiletle kolumuzu, bacağımızı kestik, façamızı kendimiz attık."

 

   
 

BABAMIN EN GÜZEL FOTOĞRAFI

Ayrıntı, Kasım 2012, sayfa sayısı 160
ISBN, 978-975-539-708-5

Babamın En Güzel Fotoğrafı kökleri arayan bir kadının belleğinden hüzünlü ve sarsıcı bir yolculuğa çıkarıyor okuyucusunu. Kimsenin hasarsız atlatamadığı bir dönemi büyük bir duyarlılıkla canlandıran Kıvılcım iyi hikâyenin gerçek hikâye olduğunu kanıtlıyor; en azından onu okuyanlar için.. Kökler.

Buğdayların kökleri var, tıpkı insanların olduğu gibi. Burada, ırmak kıyısında söğüt ağacının altında oturmuş onları hatırlamaya çalışıyorum, köklerimi. Dallarıyla göğü kucaklayan söğüt ağacının kıpırtılarını takip ediyorum ve o ağaçtan düşen mekik şeklindeki sarı yaprakları. Dünyayı unutmak için daha kaç yaprak gerekir? Cevap: havada dönerek yere düşen bir yaprak. Bir tane daha. Yaprak yağmuru bu. Elim kolum bağlı yaşlı söğüt ağacının yapraklarını kaybedişini izlerken burada ölebilirim diye düşünüyorum. Doğduğum topraklarda ölümden korkmuyorum.

 


 

 

   
 

BİR DERSİM HİKAYESİ

Metis, 2012, 192 sayfa.
ISBN: 978-975-342-872-9

Yasaklı bir coğrafya Dersim. Gönül Kıvılcım Murathan Mungan'ın seçtiği 23 yazardan oluşan bu antolojiye  "Yasak Ülke" adlı öyküsü ile katıldı.

 

   
 

SUÇ SARAYI

Destek Yayınları- Haziran 2011
ISBN: 978-605-4455-49-2

"Doğduğum yere sonraları yolum hiç düşmedi... Ama Anadolu bir ölünün yüzü gibi hiç çıkmıyor aklımdan. İçimde ezbere bildiğim o köşe, anlatılmayı bekliyor. Anadolu'nun ağzını bıçak açmıyor. Memleketin ortasındaki muazzam çukur: Anadolu."

Mesut ve avukat Laçin Anadolulu. Bunun ne demek olduğunu, hangi acılara, göçlere, geleceksizlik ve sahipsizlik duygularına karşılık geldiğini en az bizim kadar iyi biliyor onlar. Memleketi sarsan bir hukuk davasının peşine düşmüş avukat Laçin'in serüvenini izlerken, Gönül Kıvılcım'ın cümleleriyle bozkırın, çocukluğumuzun, yaralarına henüz ilaç bulunmamış sancılı bir coğrafyanın içinden onlarla birlikte boydan boya geçiyoruz. 

suç sarayı kitabımın 1.bölümünü okumak için tıklayınız.

 

 

   
 

YAŞAYAN TANIKLARLA KARAKÖY İSTANBUL'UM

Heyemola Yayınları, Ekim 2009
ISBN: 9789756121955

“İşte gene gemiler geçiyor denizin üstünden. İstanbul’un şiir gibi gemileri. İskeledeki lokantalardan birine oturuyor, bir bardak çay söylüyor, sonra İstanbul’un gri-siyah giyinmeyi seven insanlarını izliyorum... Karaköy’ün esnafı ve arada bir duyulan vapur düdükleri."
2010 Avrupa Kültür Başkenti kapsamında hazırlanan 40 Semt 40 Yazar dizisinin 13. kitabını Gönül Kıvılcım hazırlamıştır.

 

   
 

PARÇALI AŞIKLAR

Öykü - 189 sayfa, Everest Yayınları, Şubat 2004
ISBN: 975-289-129-2

Aşık olduğunda evreni içine çekebilir insan. Dünyayı emen bir kara deliktir aşıkken, ışığı, tozu, telaşı, dünyanın geri kalanın yutabilir.
Bir nevi şok tedavisidir aşk. Bir mucize. Bir imkansızlık. İmkansız olduğu ölçüde de unutulmaz ve büyük.
Bu imkansızlığı anlatıyor Parçalı Aşk’ın dokuz parça öyküsü… Yolculuk, yazarın tekrarlayan bu izleği son kitabında da gösteriyor kendini. Yolculuğun yönü bu kez Avrupaya, İstanbul’un adalarına ve ilişkilerin göbeğine doğru. Ve “Aşk her defasında dibe çekiyor, daha dibe.”
 

 

   
 

KASABA VE YALANLAR

Öykü - 120 sayfa, Can Yayınları, 2001

Taşranın sesi. Kadının sesi. Taşradaki kadının sesi. Gönül Kıvılcım, Kasaba ve Yalanlar’da taşraya çocukluğun kıyısından bakıyor. Görsel bir dilin ağırlıkta olduğu bu öyküler Anadolu’nun kokularını, renklerini, hatta zaman zaman türkülerini saklıyor içlerinde. Çocukların dünyası, kadınların dünyası, güvercin sevdalılarının dünyası iç içe geçiyor öykülerde ve yazarın kahramanlarını da okuru da uzun bir yolculuğa çıkarıyor. Bir iç yolculuğa. Bu yolculuğun güzergahı zaman zaman baba evinin yakınından geçiyor, zaman zaman kasabanın ilkokulunun yanından… Ve Gönül Kıvılcım başını geçmişe doğru çevirerek öyküler aracılığıyla yaşamı anlamaya çalışıyor. “Kasabanın evlerine tıkılı yaşamı.”

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
   
  © 2011 gonulkivilcim.com tüm hakları saklıdır.